Akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle kısıtlanmış bir kişi üzerindeki vesayetin kaldırılabilmesi için, kısıtlının iyileştiğini beyan etmesi yeterli midir? Bu süreçte mahkemenin mutlaka alması gereken delil nedir?
Hayır, kısıtlının iyileştiğini beyan etmesi tek başına yeterli değildir. Akıl hastalığı veya zayıflığı gibi tıbbi bir nedene dayanan kısıtlılığın kaldırılması, yine tıbbi ve bilimsel bir tespiti gerektirir. TMK m. 475, bu konuda çok net bir kural koymuştur: 'Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı yüzünden kısıtlanmış olan kişi üzerindeki vesayetin kaldırılmasına, ancak kısıtlama sebebinin ortadan kalkmış olduğunun resmî sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi hâlinde karar verilebilir.' Dolayısıyla, bu süreçte mahkemenin mutlaka alması gereken delil, tıpkı kısıtlama kararında olduğu gibi, 'resmî sağlık kurulu raporu'dur. Kısıtlı veya ilgililer, vesayetin kaldırılması talebiyle mahkemeye başvurduğunda, mahkeme kişiyi tam teşekküllü bir hastaneye sevk ederek, kısıtlamaya neden olan akıl hastalığı veya zayıflığının ortadan kalkıp kalkmadığı, kişinin artık işlerini görebilecek duruma gelip gelmediği konusunda bir heyet raporu alınmasını sağlar. Rapor, kısıtlama sebebinin ortadan kalktığını belirtiyorsa, mahkeme vesayeti kaldırır. Rapor olumsuzsa, talep reddedilir. Kısıtlının kendi beyanı, ancak bu raporu destekleyici bir unsur olabilir.