Boşanma davasında, tarafların ergin olmayan (örn: 16 yaşında) ortak çocuğu hangi koşullarda tanık olarak dinlenebilir? Bu çocuğun beyanının alınması sırasında mahkemenin alması gereken özel tedbirler nelerdir?
Boşanma davasında, tarafların ergin olmayan çocukları, özellikle idrak çağında iseler (genellikle 8 yaş ve üzeri), tanık olarak dinlenebilir ve dinlenmelidir. 16 yaşındaki bir çocuk, olayları algılama, yorumlama ve ifade etme yeteneğine sahip kabul edilir. Onun tanıklığı, özellikle evlilik birliği içindeki olaylar ve kendi velayeti konusundaki tercihi açısından büyük önem taşır. Ancak, çocuğun tanık olarak dinlenmesi, yetişkinlerin dinlenmesinden farklı bir usulü gerektirir. Mahkemenin, çocuğun psikolojisini korumak ve beyanının baskı altında kalmadan, en sağlıklı şekilde alınmasını sağlamak için alması gereken özel tedbirler vardır: 1) Uzman Refakati: Çocuk, genellikle bir pedagog, psikolog veya sosyal hizmet uzmanı eşliğinde dinlenir. Uzman, çocuğa süreci anlatır, onu rahatlatır ve hakime doğru soruları sormasında yardımcı olur. 2) Duruşma Ortamı: Çocuk, mümkünse tarafların ve avukatların bulunmadığı, daha samimi bir ortamda (örneğin hakimin odasında veya adliyelerdeki özel çocuk görüşme odalarında) dinlenmelidir. Bu, çocuğun ebeveynlerinden çekinmeden, özgürce konuşmasını sağlar. 3) Soru Sorma Yöntemi: Sorular, çocuğun anlayabileceği bir dilde, yönlendirici veya suçlayıcı olmadan, uzman aracılığıyla sorulmalıdır. Amaç, çocuğu bir taraf seçmeye zorlamak değil, onun duygu, düşünce ve yaşantılarını anlamaktır. Bu tedbirler, çocuğun ikincil bir travma yaşamasını önlemeyi ve en doğru bilginin alınmasını hedefler.