Ergin bir kişinin evlat edinilebilmesi için TMK m. 313'te öngörülen 'diğer haklı sebepler'in varlığı ve 'evlat edinen ile aile hâlinde birlikte yaşama' koşulunun hukuki anlamı nedir? Mahkeme 'haklı sebep' kavramını nasıl yorumlamalıdır?
TMK m. 313, ergin evlat edinmeyi istisnai hallere bağlamıştır. Bu hallerden biri, 'diğer haklı sebeplerin mevcut olması ve evlat edinilenin en az beş yıldan beri evlat edinen ile aile hâlinde birlikte yaşaması' koşuludur. 'Aile hâlinde birlikte yaşama', sadece aynı çatı altında oturmaktan ibaret değildir. Bu kavram, taraflar arasında fiili ve duygusal olarak bir aile bağı kurulduğunu, karşılıklı bakım, gözetim, sevgi ve saygı ilişkisinin varlığını, ortak bir yaşamın paylaşıldığını ifade eder. 'Diğer haklı sebepler' ise kanunda tanımlanmamış, hakimin takdirine bırakılmış genel bir ifadedir. Mahkeme bu kavramı yorumlarken, evlat edinmenin temel amacını, yani doğal soybağının eksikliğini giderecek nitelikte güçlü bir manevi bağın varlığını aramalıdır. Örneğin, evlat edinenin hiç çocuğu olmaması ve evlat edinmek istediği kişiyi manevi evladı olarak görmesi, onunla yıllardır fiilen aile gibi yaşaması, tüm bakım ve gözetimini üstlenmesi haklı sebep olarak kabul edilebilir. Buna karşılık, mirasçı bırakma, askerlikten kaçınma veya mal kaçırma gibi kanuna karşı hile amacı taşıyan talepler haklı sebep olarak görülemez. Mahkeme, bu takdir yetkisini kullanırken evlat edinme kurumunun ruhuna uygun, samimi ve gerçek bir aile ilişkisinin varlığını tespit etmelidir.