İdari işlemin geri alınmasında 'açık hata' ve 'ilgilinin hilesi' dışında, idarenin hukuka aykırı lehe işlemini dava açma süresi (60 gün) geçtikten sonra geri almasını engelleyen 'hukuki güvenlik' ve 'idari istikrar' ilkelerinin, Anayasa ile güvence altına alınan 'eğitim hakkı' ile çatışması durumunda nasıl bir dengeleme yapılmalıdır? Danıştay'ın bu konudaki yaklaşımını analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #76486

Bu durum, temel hak ve özgürlükler ile idare hukukunun temel ilkeleri arasında bir çatışma ve dengeleme sorununu ortaya koyar. Bir yanda, idarenin hukuka bağlılığı ve hukuka aykırı işlemleri düzeltme yükümlülüğü; diğer yanda bireyin hukuki güvenlik, idari istikrar ve bu somut olayda eğitim hakkı bulunmaktadır. Yatay geçiş gibi eğitim hakkını doğrudan etkileyen bir işlemin, üzerinden uzun bir süre geçtikten sonra 'açık hata' gerekçesiyle geri alınması, öğrencinin eğitim hayatında telafisi güç zararlara yol açabilir. Danıştay, bu tür durumlarda katı bir 'açık hata varsa her zaman geri alınır' yaklaşımı yerine, bir dengeleme yapma eğilimindedir. Metinde yer alan D. 8. D., 2013/6278 E. sayılı kararda bu dengeleme açıkça görülmektedir. Kararda, idarenin açık hatası olsa bile, işlemin geri alınmamasının öğrenciye atfedilecek bir hile veya yalan beyandan kaynaklanmadığı, öğrencinin bir yıl gibi uzun bir süre okula devam ettiği, maddi ve manevi mağduriyetinin söz konusu olacağı ve işlemin 'makul bir süre' içinde geri alınmadığı vurgulanarak, işlemin geri alınması hukuka aykırı bulunmuştur. Burada Danıştay, idarenin hatasının faturasının, iyi niyetli ve eğitimine devam eden öğrenciye çıkarılamayacağını, idari istikrar ve hukuki güvenlik ilkelerinin bu somut olayda eğitim hakkı lehine ağır bastığını zımnen kabul etmiştir. Bu, idarenin kendi kusurundan, aradan geçen uzun süre ve kazanılan statü nedeniyle yararlanamayacağı anlamına gelir.