Boşanma davasında, tanık listesi sunmak için mahkemece verilen iki haftalık kesin süre içinde taraflar, anlaşmalı boşanma protokolü sunmuşlar ancak daha sonra davalı anlaşmadan dönmüştür. Davacı taraf, kesin süre içinde protokol sunulduğu için tanık listesi vermemiştir. Bu durumda mahkeme, davacıya yeniden tanık listesi sunması için süre vermeli midir? 'Hukuki Dinlenilme Hakkı' bu durumu nasıl etkiler?
Evet, mahkeme davacıya yeniden tanık listesi sunması için süre vermelidir. Metinde yer alan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2021/1385 E. sayılı kararı bu konuda emsal niteliğindedir. Davacı, mahkemenin verdiği kesin süre içinde tanık listesi sunmak yerine, davalının da imzaladığı anlaşmalı boşanma protokolünü sunarak, davanın çekişmeli niteliğinin ortadan kalktığına ve tanık deliline ihtiyacı kalmadığına dair haklı bir beklenti içine girmiştir. Davalının daha sonra anlaşmadan dönmesi, davacının bu haklı beklentisine aykırı, kötü niyetli bir davranış olarak değerlendirilebilir ve bu durum davacının aleyhine yorumlanamaz. Davalının anlaşmadan dönmesiyle birlikte, daha önce verilen kesin süre anlamsız ve hükümsüz hale gelmiştir. Bu aşamada davacıya tanıklarını bildirmesi için yeni bir süre verilmemesi, onun ispat hakkını elinden almak anlamına gelir. Bu durum, Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan 'Hak Arama Özgürlüğü' ve HMK m. 27'de düzenlenen 'Hukuki Dinlenilme Hakkı'nın açıkça ihlalidir. Dolayısıyla, mahkeme davaya çekişmeli olarak devam etme kararı aldığında, davacıya tanıklarını bildirmesi için HMK m. 94 uyarınca uygun ve yeni bir kesin süre vermek zorundadır.