Bir vasi, kusurlu bir eylemiyle vesayet altındaki kişiyi zarara uğratırsa, bu zarardan kim veya kimler sorumludur? Devletin bu süreçteki sorumluluğunun hukuki niteliği (doğrudan/dolaylı) nedir ve rücu mekanizması nasıl işler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #76464

Vasi, görevini yerine getirirken kusurlu davranışı ile vesayet altındaki kişiye verdiği zarardan şahsen ve doğrudan sorumludur (TMK m. 467). Bu bir kusur sorumluluğudur. Ancak, devletin de bu süreçte bir sorumluluğu bulunmaktadır. Devletin sorumluluğu iki yönlüdür: 1) Doğrudan Sorumluluk: Devlet, vesayet dairelerinde (sulh ve asliye hukuk mahkemeleri) görevli olanların (hakim, katip vb.) hukuka aykırı olarak sebebiyet verdikleri zararlardan doğrudan sorumludur (TMK m. 468/2). Bu, idarenin hizmet kusuruna dayanan bir sorumluluktur. 2) Dolaylı (İkincil) Sorumluluk: Devlet, ayrıca, 'vasi, kayyım ve yasal danışmanlara tazmin ettirilemeyen zararlardan da sorumludur' (TMK m. 468/2). Bu, devletin bir nevi garantör rolü üstlendiğini gösteren ikincil bir sorumluluktur. Yani, zarar gören önce vasiye başvuracak, ondan zararı tahsil edemezse devlete başvurabilecektir. Rücu mekanizması ise TMK m. 468/3'te düzenlenmiştir. Zararı tazmin eden Devlet, zararın meydana gelmesinde kusurlu olanlara (vasiye, kayyıma veya kendi görevlisine) rücu eder. Kusurlu olanlar, Devlete karşı müteselsilen sorumlu olurlar.