Çekişmeli olarak başlayan bir boşanma davası, yargılama sırasında tarafların anlaşmasıyla anlaşmalı boşanmaya dönüşmüştür. Ancak, davalı taraf, kararın tebliğinden sonra fakat kesinleşmesinden önce temyiz dilekçesi vererek anlaşmadan döndüğünü beyan etmiştir. Bu durumda mahkemenin izlemesi gereken usul nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #76444

Anlaşmalı boşanma, tarafların boşanma ve fer'ileri konusundaki iradelerinin uyuşmasına dayanan bir müessesedir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, bu irade uyuşmasının kararın kesinleşmesine kadar devam etmesi gerekir. Metinde yer alan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi – Karar: 2018/14961 sayılı kararda da açıkça belirtildiği gibi, 'Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki... irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmamaktadır.' Taraflardan birinin anlaşmadan dönmesi, anlaşmalı boşanmanın temel şartı olan 'irade birliğini' ortadan kaldırır. Bu durumda, anlaşmalı boşanma kararı verilemez. Mahkemenin yapması gereken, davayı tekrar çekişmeli boşanma davası olarak ele almaktır. Bu kapsamda, taraflara iddialarını ve savunmalarını ispatlamaları için delillerini sunma imkanı (HMK uyarınca dilekçelerin teatisi, ön inceleme ve tahkikat aşamaları) tanımalı ve dava, Türk Medeni Kanunu'nun 166/1-2 maddeleri çerçevesinde çekişmeli olarak görülüp sonuçlandırılmalıdır. Anlaşmadan dönüldüğü halde çekişmeli yargılamaya devam etmeden verilen karar, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.