Denetimli serbestlik altındaki bir hükümlünün yeni bir mahkumiyet ilamının infaza verilmesi üzerine hakkında yakalama emri çıkarılması, bu hükümlünün firar (TCK m. 292) suçunu işlemesine neden olur mu? Bu durumun hukuki analizini yapınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #76422

Hayır, bu durum tek başına firar suçunu oluşturmaz. Firar suçu (TCK m. 292), 'hükümlü veya tutuklunun muhafaza altında bulunduğu yerden kaçması' ile oluşur. Denetimli serbestlik altındaki hükümlü, ceza infaz kurumunda 'muhafaza altında' değildir. Denetimli serbestliğin ihlali ve cezaevine iade prosedürü özel hükümlere tabidir. 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesinin 8. fıkrası, firar hükümlerinin ne zaman uygulanacağını özel olarak düzenlemiştir. Buna göre, hükümlü hakkında denetimli serbestlik yükümlülüklerini ihlal ettiği için 'ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmaması' halinde TCK m. 292 hükümleri uygulanır. Metinde de analiz edildiği gibi, yeni bir ilamın gelmesi, 105/A maddesinde sayılan bir 'iade nedeni' değildir. Bu durumda izlenecek prosedür, hükümlünün yakalanması, cezalarının toplanması ve yeni bir müddetname düzenlenmesidir. Bu, yeni bir infaz sürecinin başlangıcıdır. Ortada, hükümlünün kaçması gereken bir 'iade kararı' ve buna bağlı bir 'teslim olma yükümlülüğü' bulunmadığı için, sadece yeni ilamdan dolayı yakalanamamış olması, hukuken firar suçunun unsurlarını oluşturmaz.