Hakaret suçunun TCK m.125/3-b kapsamında değerlendirilebilmesi için, failin 'mağdurun siyasi, dini... görüşünü tahkir etme kastı' ile hareket etmesi şart mıdır? Failin kastının bu yönde olup olmadığı nasıl tespit edilir?
Evet, Yargıtay içtihatlarına göre bu nitelikli halin uygulanabilmesi için failde özel bir 'tahkir kastı'nın bulunması, yani hakaretin amacının mağdurun açıkladığı düşünceyi veya inancı aşağılamak, küçük düşürmek olması şarttır. Sadece mağdurun bir düşünce açıklamış olması ve ardından hakarete uğraması yeterli değildir. Metinde yer alan Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2014/2220 K. sayılı kararında bu durum açıkça vurgulanmıştır. Failin kastının bu yönde olup olmadığı, somut olayın özelliklerine göre tespit edilir. Tespit için şu unsurlara bakılır: 1) Hakaretin İçeriği: Kullanılan ifadelerin doğrudan mağdurun açıkladığı düşünceye veya inanca yönelik olup olmadığı. Örneğin, 'Senin bu fikrin cahilce' demek ile 'Sen bu fikri savunduğun için ...'sın' demek arasında fark vardır. 2) Hakaretin Bağlamı: Hakaretin, mağdurun hangi paylaşımına veya açıklamasına karşılık olarak yapıldığı. 3) Fail ile Mağdur Arasındaki İlişki: Aralarında başka bir husumet olup olmadığı. Eğer hakaretin nedeni, açıktaki düşünceden bağımsız kişisel bir anlaşmazlıksa, bu fıkra uygulanmaz. Mahkeme, tüm bu unsurları birlikte değerlendirerek, failin asıl amacının mağduru şahsından dolayı mı yoksa savunduğu düşünceden dolayı mı aşağılamak olduğunu tespit etmeye çalışır.