Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle bir kişinin kısıtlanması için aranan 'resmi sağlık kurulu raporu'nun (TMK m. 409/2) niteliği ne olmalıdır? Hakimin, bu rapora rağmen kısıtlama talebini reddetme yetkisi var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #76419

'Resmi sağlık kurulu raporu', tam teşekküllü bir devlet hastanesinden veya üniversite hastanesinden alınmış, birden fazla uzman hekimin (özellikle psikiyatri uzmanının) imzasını taşıyan bir heyet raporu olmalıdır. Bu rapor, kişinin akıl hastalığı veya akıl zayıflığının bulunup bulunmadığını, bu durumun işlerini görmesine veya korunup bakılmasına engel olup olmadığını, başkalarının güvenliğini tehlikeye sokup sokmadığını ve durumun sürekli olup olmadığını net bir şekilde belirtmelidir. Bu rapor, kısıtlama davası için zorunlu bir 'delil' ve 'usul şartı'dır. Rapor olmadan karar verilemez. Hakimin, usulüne uygun ve çelişkisiz bir rapora rağmen kısıtlama talebini reddetme yetkisi kural olarak yoktur. Rapor, kişinin kısıtlanması gerektiğini bilimsel olarak ortaya koyuyorsa, hakim bu tespitle bağlıdır. Ancak, hakim raporda bir çelişki görürse, raporun yetersiz veya yetkisiz bir kuruldan alındığını tespit ederse veya raporun dosyadaki diğer delillerle (tanık beyanları vb.) açıkça çeliştiğini düşünürse, yeni bir rapor alınmasını isteyebilir veya Adli Tıp Kurumu'ndan görüş talep edebilir. Fakat hukuki ve tıbbi olarak yeterli, çelişkisiz bir rapora aykırı karar vermesi, keyfilik anlamına geleceği için hukuka aykırı olur.