Vasi, vesayet altındaki kişinin malvarlığını yönetirken, 'iyi bir yönetici gibi özenle yönetmek' (TMK m. 454) yükümlülüğü altındadır. Bu özen yükümlülüğünün ölçüsü nedir? Vasinin, kısıtlının parasını enflasyon karşısında değerini korumak için yatırım araçlarında değerlendirmemesi bu yükümlülüğün ihlali sayılır mı?
Vasinin özen yükümlülüğünün ölçüsü, objektif bir kriter olan 'iyi bir yönetici' standardıdır. Bu, tedbirli, makul ve basiretli bir yöneticinin benzer durumlarda göstereceği özeni ifade eder. Vasinin kişisel yetenekleri veya deneyimsizliği bir mazeret değildir; ondan beklenen, objektif olarak makul ve güvenli yönetimdir. Vasinin, kısıtlının parasını enflasyon karşısında değerlendirmemesi, bu yükümlülüğün ihlali sayılabilir. TMK m. 444, vasinin görevinin bir parçası olarak, 'gerekli olmayan paraları, faiz getirmek üzere, vesayet makamı tarafından belirlenen milli bir bankaya yatırmak veya Hazine tarafından çıkarılan menkul kıymetlere çevirmek' zorunda olduğunu belirtir. Hatta aynı madde, 'Paranın yatırılmasını bir aydan fazla geciktiren vasi, faiz kaybını ödemekle yükümlüdür' diyerek bu yükümlülüğü somutlaştırmıştır. Dolayısıyla, vasinin parayı atıl bırakması, enflasyon karşısında erimesine göz yumması, 'iyi bir yönetici' gibi davranmadığını gösterir. Vasi, parayı riskli yatırım araçlarında (borsa, kripto para vb.) değerlendiremez, çünkü bu basiretli bir yönetim olmaz. Ancak, vesayet makamının da onayıyla, en güvenli ve faiz getiren araçlara (vadeli mevduat, devlet tahvili) yatırması bir yükümlülüktür. Aksi davranış, özen borcuna aykırılık teşkil eder ve doğacak zarardan vasi sorumlu olur.