Bir boşanma davasında tanık, yemin ettikten sonra kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunursa, bu eylemin hukuki niteliği nedir ve TCK'ya göre hangi yaptırımlarla karşılaşır? Bu durumun, yalan beyanla lehine karar verilen taraf açısından sonuçları ne olabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #76363

Bu eylem, Türk Ceza Kanunu'nun 272. maddesinde düzenlenen 'Yalan Tanıklık' suçunu oluşturur. Mahkeme huzurunda ve yemin ettirildikten sonra gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğu için, TCK m. 272/2'deki nitelikli hal uygulanır. Bu fıkraya göre, 'Mahkeme huzurunda veya yemin ettirilerek tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.' Yalan tanıklık yapan kişi hakkında Cumhuriyet Savcılığı tarafından ayrı bir soruşturma başlatılır ve ceza davası açılır. Yalan beyanla lehine karar verilen taraf açısından ise ciddi sonuçlar doğabilir. Karşı taraf, yalan tanıklıkla karar alındığını ispatlayarak 'yargılamanın iadesi' (HMK m. 375/1-b) yoluna başvurabilir. Yalan tanıklık yapan tanık ceza mahkemesinde mahkum olursa, bu karar boşanma davası için kesin bir delil teşkil eder ve yargılamanın iadesi talebinin kabul edilerek boşanma hükmünün iptal edilmesine ve davanın yeniden görülmesine yol açabilir.