Boşanma davasında çocuğun velayeti düzenlenirken, 'çocuğun üstün yararı' ilkesi hangi somut kriterler üzerinden değerlendirilir? Çocuğun yaşı (örneğin 0-3 yaş, 8 yaş, 14 yaş) bu kriterler arasındaki hiyerarşiyi nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #76344

'Çocuğun üstün yararı' ilkesi, velayet kararlarının temelini oluşturan, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış bir prensiptir. Hakim bu ilkeyi somutlaştırırken metinde de belirtilen şu kriterleri dikkate alır: Çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişimi; ebeveynlerin ekonomik ve sosyal durumları, eğitim düzeyleri, yaşam tarzları; çocuğun hangi ebeveynle daha güçlü bir duygusal bağ kurduğu; çocuğun alışkanlıkları ve yaşam düzeninin korunması; kardeşlerin bir arada kalması ve çocuğun kendi görüşü. Çocuğun yaşı, bu kriterler arasındaki hiyerarşiyi doğrudan etkiler: 1) 0-3 Yaş Grubu: Bu yaş grubunda, çocuğun anne bakım ve şefkatine mutlak muhtaç olduğu kabul edilir. Yargıtay içtihatları da bu yöndedir. Annenin velayet görevini yerine getirmesine ciddi bir engel (örn: ağır hastalık, ahlaki zafiyet) olmadıkça, velayet kural olarak anneye verilir. Babanın ekonomik durumu veya sosyal statüsü bu kuralı değiştirmekte yetersiz kalır. 2) Okul Çağı (6-12 Yaş): Bu dönemde anne şefkati hala önemli olsa da, çocuğun eğitimi, sosyal çevresi, ebeveynlerin çocuğa sunabileceği maddi ve sosyal imkanlar daha fazla önem kazanır. Çocuğun görüşü de pedagog aracılığıyla alınmaya başlanır. 3) İdrak Çağı (Genellikle 8 yaş ve üstü, özellikle 12 yaş ve üstü): Bu yaş grubunda çocuğun kendi iradesi ve tercihi en önemli kriterlerden biri haline gelir. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi uyarınca, idrak çağındaki çocuğun görüşü alınmalı ve bu görüşe üstün yararına aykırı olmadığı sürece önem verilmelidir. Görüşünün alınmaması bozma sebebidir. Bu yaşta çocuğun hangi ebeveynle kalmak istediği, velayet kararını büyük ölçüde etkiler.