Uyuşturucu madde kullanma suçunda (TCK m. 191), soruşturma aşamasında verilen 'kamu davasının açılmasının ertelenmesi' kararının, CMK'daki genel erteleme kurumundan (CMK m. 171) temel farkları nelerdir? Savcının bu kararı verirken takdir yetkisi var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #76342

TCK m. 191'deki 'kamu davasının açılmasının ertelenmesi' (KDAE), CMK m. 171'deki genel KDAE kurumuna göre 'özel' bir düzenlemedir ve önemli farklar içerir: 1) Takdir Yetkisi: CMK m. 171'de KDAE kararı verilmesi savcının takdirine bağlıdır ('ertelenmesine karar verilebilir'). Oysa TCK m. 191/2'de bu bir zorunluluktur ('ertelenmesine karar verilir'). Savcının bu suçta yeterli şüpheye ulaştığında KDAE kararı vermesi dışında bir takdir yetkisi yoktur. 2) Şartlar: CMK m. 171, erteleme için şüphelinin daha önce kasıtlı suçtan mahkum olmaması, ertelemenin kamu yararına olması gibi bir dizi şart arar. TCK m. 191/2 ise 'CMK'nın 171. maddesindeki şartlar aranmaksızın' KDAE kararı verileceğini açıkça belirtir. Dolayısıyla, şüphelinin sabıkalı olması veya diğer şartları taşımaması TCK m. 191'in uygulanmasına engel değildir. 3) Süre: CMK m. 171'deki erteleme süresi, suçun cezasının üst sınırına göre belirlenirken; TCK m. 191/2'de bu süre sabit olarak 'beş yıl' olarak belirlenmiştir. Bu süre içinde de en az bir yıl denetimli serbestlik uygulanması zorunludur. Bu farklılıkların temel nedeni, kanun koyucunun uyuşturucu kullanıcılarını fail olarak cezalandırmaktan çok, onları tedavi ve rehabilitasyona yönlendirerek topluma kazandırmayı öncelikli amaç olarak görmesidir.