Anlaşmalı boşanma davasında, tarafların mahkemeye sundukları ve hakimin onayladığı protokolün hukuki niteliği nedir? Mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra taraflardan birinin, protokoldeki 'mal rejiminin tasfiyesine ilişkin' bir hükmün hata veya hile ile imzalatıldığını iddia etmesi mümkün müdür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #76328

Anlaşmalı boşanma protokolü, tarafların boşanmanın fer'i sonuçları (nafaka, tazminat, velayet) ve mal paylaşımı üzerinde anlaştıklarını gösteren, hakimin onayıyla geçerlilik kazanan, kendine özgü (sui generis) bir sözleşmedir. Metinde belirtilen YHGK-K.2019/630 kararında da vurgulandığı gibi, sözleşme hukukuna hakim olan 'sözleşmeye bağlılık (pacta sunt servanda)' ilkesi, boşanma protokolleri için de geçerlidir. Protokol, boşanma kararının bir parçası haline gelir ve ilam niteliği kazanır. Karar kesinleştikten sonra, protokoldeki hükümlerin genel dava yollarıyla iptali kural olarak mümkün değildir. Ancak, bir sözleşmenin irade fesadı (hata, hile, ikrah) hallerinde iptal edilebileceğine ilişkin Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri (TBK m.30-39) burada da kıyasen uygulanabilir. Taraflardan biri, protokolü imzalarken iradesinin hata, hile veya tehdit ile sakatlandığını iddia ediyorsa, bu iddialarını ispatlamak kaydıyla ayrı bir dava ile protokolün ilgili maddesinin iptalini talep edebilir. Bu dava, boşanma kararını değil, sadece protokolün mal rejimine ilişkin hükmünü etkiler. Ancak bu, oldukça zor bir ispat sürecini gerektirir.