Vesayet makamı, vasi atama sürecinde kanunen belirli kişilere öncelik tanımak zorunda mıdır? TMK çerçevesinde hakimin bu konudaki takdir yetkisinin sınırlarını, özellikle eş ve yakın hısımların durumu açısından değerlendiriniz.
Evet, vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesi, vasi atama sürecinde belirli kişilere öncelik tanımalıdır. Türk Medeni Kanunu'nun 414. maddesi, 'Hakim, haklı sebepler engellemedikçe, vesayet altına alınacak kişinin öncelikle eşini veya yakın hısımlarından birini, vasiliğe atar. Bu atamada yerleşim yerlerinin yakınlığı ve kişisel ilişkiler göz önünde tutulur' hükmünü amirdir. Bu maddeye göre, hakimin takdir yetkisi 'haklı sebepler' ile sınırlıdır. Örneğin, eşin veya yakın hısımların menfaat çatışması içinde olması, vasilik görevini yerine getirebilecek yetenekte olmaması veya haysiyetsiz hayat sürmesi gibi durumlar haklı sebep teşkil edebilir. Metinde belirtildiği gibi, haklı bir sebep olmadıkça eş veya yakın hısımların vasiliğe atanması esastır. Dolayısıyla, hakimin takdir yetkisi mutlak olmayıp, kanunun çizdiği sınırlar ve çocuğun veya kısıtlının menfaatleri doğrultusunda kullanılmalıdır.