TCK m.156'ya göre 'bedelsiz kalmış bir senedi kullanan' kimse cezalandırılır. Alacaklı, borç ödenmesine rağmen senedi iade etmemiş, ancak icraya da koymamıştır. Sadece borçluyu arayıp 'elimizdeki senedi icraya koyarız' diyerek tehdit etmesi, bu suçu oluşturur mu?
Hayır, bu eylem tek başına TCK m.156'daki bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturmaz. Çünkü bu suçun maddi unsuru, senedin hukuki bir sonuç doğuracak şekilde 'kullanılması'dır. 'Kullanma', senedin icra takibine konulması, dava konusu yapılması, ciro edilmesi gibi, senedin alacak hakkı doğuran niteliğinden faydalanmaya yönelik hukuki bir işleme tabi tutulmasıdır. Alacaklının, borçluyu sadece sözlü olarak tehdit etmesi, senedi hukuken 'kullanıma' soktuğu anlamına gelmez. Ancak, bu eylem, koşulları varsa TCK'daki başka bir suçu oluşturabilir. Eğer alacaklı, bu tehditle borçludan yeniden para talep ediyor ve onu bu parayı vermeye zorluyorsa, eylem TCK m.106'daki 'tehdit' veya TCK m.107'deki 'şantaj' suçunun unsurlarını taşıyabilir. 'Elindeki senedi icraya koyma' tehdidi, kişinin hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle bir yarar sağlamaya çalışma niteliğindedir ve şantaj suçuna vücut verebilir. Dolayısıyla, eylem TCK m.156 kapsamında kalmaz, ancak başka suçlar açısından değerlendirilebilir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/bedelsiz-senedi-kullanma-sucu-cezasi-tck-156/)