İnfaz Kanunu m.97/3'teki özel izin yasağı, firar eden hükümlünün 'dış dünyaya uyum sağlama' hakkını nasıl etkiler? Bu durum, ceza infaz hukukunun modern amaçlarıyla ne ölçüde bağdaşmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75775

Bu yasak, hükümlünün 'dış dünyaya uyum sağlama' hakkını ciddi şekilde ve olumsuz yönde etkiler. Ceza infaz hukukunun modern amacı, sadece hükümlüyü toplumdan tecrit etmek (tecrit) ve cezalandırmak (ödetme) değil, aynı zamanda onu ıslah ederek (rehabilitasyon) ve topluma yeniden hazırlayarak (resozializasyon) tekrar suç işlemesini önlemektir. Özel izin müessesesi, bu 'dış dünyaya uyum sağlama' ve 'resozializasyon' amacının en önemli araçlarından biridir. Hükümlüye, kontrollü bir şekilde toplumla ve ailesiyle bağ kurma, sorumluluk alma ve normal hayata adapte olma imkanı tanır. Firar eden hükümlüye bu hakkın 'bir daha' yani süresiz olarak tanınmaması, onu infaz süresi boyunca dış dünyadan tamamen koparır. Bu durum: - Hükümlünün topluma yabancılaşmasına ve kurumsallaşmasına (prisonization) neden olur. - Aile bağlarını zayıflatarak veya kopararak, tahliye sonrası en önemli sosyal desteğini kaybetmesine yol açar. - Islah olma ve topluma yeniden uyum sağlama motivasyonunu kırar. Bu sonuçlar, ceza infaz hukukunun modern amaçlarıyla taban tabana zıttır. Yaptırım, sadece cezalandırıcı bir nitelik taşımakta, hükümlünün gelecekteki ıslah potansiyelini göz ardı etmektedir. Bu nedenle, bu mutlak yasak, modern infaz hukuku felsefesiyle bağdaşmamaktadır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/firar-eden-hukumlunun-ozel-izin-yasagi-ve-uygulama-sorunlari)