Bir ceza davasında, sanığın suçu işlediğine dair tek delil, 'anonim bir ihbar mektubu'dur. Bu ihbar mektubuna dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulabilir mi? Bu durum, delillerin hangi niteliklere sahip olması gerektiği ilkesiyle çelişir?
Hayır, tek başına anonim bir ihbar mektubuna dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Bu durum, ceza muhakemesinde delillerin sahip olması gereken temel niteliklerle çelişir: 1) Delilin Belirli ve Kaynağının Belli Olması: Bir delilin güvenilir sayılabilmesi için, kaynağının (kim tarafından, nasıl elde edildiğinin) belli olması gerekir. Anonim bir mektubun kaynağı belirsizdir. Kim tarafından, hangi amaçla (iftira, husumet vb.) yazıldığı bilinmez. 2) Tartışılabilirlik: Delillerin, duruşmada taraflarca tartışılabilmesi ve sorgulanabilmesi gerekir (çelişmeli yargılama). Kaynağı belli olmayan bir mektup, bu tartışma ve sorgulama imkanını ortadan kaldırır. 3) İspat Gücü: Anonim bir iddia, tek başına bir 'delil' değil, bir 'soruşturma başlatma nedeni' veya 'araştırma ipucu' olabilir. Savcılık veya mahkeme, bu mektuptaki iddiaları, başka somut ve güvenilir delillerle (tanık, belge, teknik takip vb.) destekleyip doğrulamadığı sürece, mektubun kendi başına bir ispat gücü yoktur. Dolayısıyla, başka hiçbir delille desteklenmeyen anonim bir ihbar mektubuna dayanarak mahkumiyet kararı vermek, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin ve 'adil yargılanma hakkı'nın ağır bir ihlali olur.