Eşlerden biri, aile konutu olan taşınmazı, diğer eşin rızasını almadan satmış ve bu satış tapuya tescil edilmiştir. Rızası olmayan eş, bu durumu öğrendikten hemen sonra, ancak tapu iptal davası açmadan, taşınmazı satın alan üçüncü kişiye bir ihtarname göndererek 'bu satışa rızasının olmadığını ve işlemin geçersiz olduğunu' bildirmiştir. Bu ihtarname, üçüncü kişinin iyi niyetini (TMK m.1023) ortadan kaldırır mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75772

Evet, bu ihtarname üçüncü kişinin iyi niyetini ortadan kaldırır. TMK m.1023'e göre iyi niyet, bir ayni hakkın kazanılmasındaki yolsuzluğu 'bilmemek veya bilebilecek durumda olmamak'tır. İyi niyetin varlığı, tescil anına göre belirlenir. Ancak, eğer üçüncü kişi, tescilden sonra, fakat kendisi de bu taşınmazı bir başkasına devretmeden önce, işlemin geçersiz olduğunu (diğer eşin rızasının olmadığını) kesin bir şekilde öğrenirse, artık 'kötü niyetli' hale gelir. Rızası olmayan eş tarafından gönderilen ve tebliğ edilen bir ihtarname, bu öğrenmeyi sağlayan hukuki bir araçtır. Bu ihtarnameden sonra, üçüncü kişi hala taşınmazı bir başkasına satmaya kalkışırsa, bu devir işlemi, artık kötü niyetli olduğu için TMK m.1023 korumasından yararlanamaz. İhtarname, üçüncü kişinin, 'ben durumu bilmiyordum' savunmasını yapmasını engeller ve rızası olmayan eşin, hem kendisine hem de onun devrettiği bir sonraki kişiye karşı açacağı tapu iptal davasında elini güçlendirir. Bu nedenle, bu tür durumlarda dava açmadan önce ihtarname göndermek, pratik ve etkili bir hukuki tedbirdir.