Yanan bir orman alanının, Anayasa m.169 gereği yeniden orman olarak yetiştirilmesi yükümlülüğü, o alanın tekrar eski türde ağaçlarla mı ağaçlandırılmasını gerektirir? Devletin, bu alana daha hızlı büyüyen veya ekonomik değeri daha yüksek olan farklı türde ağaçlar dikmesi bu Anayasal emre uygun mudur?
Anayasa m.169, 'yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir' demektedir. Bu ifade, yanan alanın tekrar 'orman' vasfına kavuşturulması gerektiğini emreder, ancak dikilecek ağaç türleri konusunda spesifik bir zorunluluk getirmez. Bu konu, Anayasal bir emrin, ormancılık bilimi ve tekniği ile yorumlanmasını gerektirir. - Ekolojik Bütünlük: Ormancılık biliminin temel ilkesi, o bölgenin ekolojik yapısına, iklimine ve toprak özelliklerine uygun ağaç türlerinin seçilmesidir. Eğer yanan alandaki ekosistem, belirli türlerin varlığına bağlı ise, ideal olan, bu ekolojik bütünlüğü koruyacak şekilde, mümkünse yine aynı veya benzer türlerle ağaçlandırma yapılmasıdır. - Bilimsel ve Teknik Takdir: Ancak, bazen yanan bir alanda toprak yapısı değişebilir veya iklim değişikliği gibi nedenlerle eski türlerin yetişmesi zorlaşabilir. Bu gibi durumlarda, orman mühendislerinin ve bilim insanlarının görüşleri doğrultusunda, o bölgeye daha iyi uyum sağlayacak, erozyonu önleyecek veya yangına daha dayanıklı farklı ağaç türlerinin seçilmesi, 'yeni orman yetiştirme' amacına daha iyi hizmet edebilir. Ekonomik değerden çok, ekolojik ve bilimsel gerekçeler ön planda olmalıdır. Sonuç olarak, Anayasa'nın emri, alanın tekrar orman vasfına kavuşturulmasıdır. Kullanılacak ağaç türünün seçimi ise, keyfi olmamak, ekolojik dengeyi gözetmek ve bilimsel verilere dayanmak kaydıyla, orman idaresinin teknik takdirindedir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/orman-yanginlarinda-yetki-tartismasi-ve-vatan)