Metinlerde geçen 'evleviyet' (a fortiori) ilkesi, bir hukuk kuralının yorumlanmasında nasıl kullanılır? Firar eden hükümlünün özel izin hakkı ve Covid-19 izni tartışmasında bu ilkenin uygulanışını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75767

Evleviyet (a fortiori) ilkesi, bir mantıksal çıkarım ve yorum metodudur. Temelinde, 'azı içeren durum için geçerli olan bir kuralın, çoğu içeren durum için haydi haydi geçerli olacağı' (a majori ad minus) veya 'çoğu içeren durum için geçerli olan bir kuralın, azı içeren durum için de geçerli olacağı' (a minori ad majus) mantığı yatar. Firar eden hükümlünün durumuyla ilgili tartışmada bu ilke şu şekilde kullanılmıştır: - Argümanın Yapısı (A Minori ad Majus - Azdan Çoğa): Metin yazarı, firar etmiş hükümlülerin dahi, uzun süreli ve daha geniş bir hak olan 'Covid-19 izninden' yararlandığını belirtir. Bu izin, hukuki nitelik olarak 'özel izin' (m.95) müessesesine benzetilmiştir. - Mantıksal Çıkarım: Eğer hükümlüler, daha 'çok' ve 'geniş' bir hak olan Covid-19 izninden yararlanabiliyorsa, daha 'az' ve 'dar' bir hak olan normal özel izinden (üç ayda bir 7 gün) haydi haydi yararlanabilmelidir. - Sonuç: Bir hükümlünün, daha geniş bir hak olan Covid-19 izninden yararlanırken, daha dar bir hak olan normal özel izinden 'firar ettiği' gerekçesiyle mahrum bırakılması, kanunun kendi içindeki mantıksal tutarlılığına ve evleviyet ilkesine aykırıdır. Bu, bir çelişki yaratır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/firar-eden-hukumlunun-ozel-izin-yasagi-ve-uygulama-sorunlari)