Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2016/1975 E. sayılı kararında, mahkemenin hem ön inceleme yapmaması hem de davalılardan birine tebligat yapmaması, hangi iki temel usul kuralının birlikte ihlali anlamına gelir?
Bu durum, HMK'daki iki temel ve birbiriyle ilişkili usul kuralının birlikte ihlali anlamına gelir: 1) Hukuki Dinlenilme Hakkının İhlali (HMK m.27): Bu, en temel ihlaldir. Davalılardan birine dava dilekçesinin hiç tebliğ edilmemesi, o davalının davadan haberdar olma, iddialara cevap verme, savunma yapma ve delil sunma gibi en temel haklarını tamamen ortadan kaldırır. Bu, adil yargılanma hakkının özüne dokunan bir hatadır. 2) Ön İnceleme Usulünün İhlali (HMK m.137 vd.): HMK, dilekçeler teatisi tamamlandıktan sonra, tahkikata geçmeden önce 'ön inceleme' yapılmasını zorunlu kılmıştır. Mahkemenin bu aşamayı atlayarak karar vermesi, kanunun amir hükmüne aykırıdır. Ön incelemenin amaçlarından biri de, tarafların iddia ve savunmalarını dinleyerek uyuşmazlık konularını belirlemektir. Tebligat yapılmayan bir davalının varlığı, zaten dilekçeler teatisinin tamamlanmadığını ve ön inceleme aşamasına geçilmesinin usulen mümkün olmadığını gösterir. Dolayısıyla, tebligat eksikliği, aynı zamanda ön incelemenin de usulüne uygun yapılamamasına neden olur. Bu iki ihlal, birlikte, yargılamanın temelden sakat olduğunu ve verilen hükmün mutlaka bozulması gerektiğini gösterir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-51-dava-ehliyeti.html)