Anayasa m.126'ya göre 'Türkiye, merkezî idare kuruluşu bakımından, coğrafya durumuna, ekonomik şartlara ve kamu hizmetlerinin gereklerine göre, illere; iller de diğer kademeli bölümlere ayrılır.' Bu maddenin, orman yangınlarıyla mücadelede yetkinin neden belediyeler gibi yerel yönetimlerde değil de, merkezi idarenin taşra teşkilatında (valilik) ve ilgili bakanlıkta (orman idaresi) toplandığını açıklamadaki rolünü tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75752

Anayasa m.126, Türkiye'nin idari yapısının 'merkeziyetçi' bir temele dayandığını ve 'üniter' devlet yapısını güvence altına aldığını gösterir. Bu maddenin, orman yangınlarıyla mücadeledeki yetki dağılımını açıklamaktaki rolü şudur: 1) Ülke Çapında Bütünlük Gerektiren Hizmetler: Ormanların korunması, tek bir ilin veya belediyenin sınırlarını aşan, ulusal düzeyde bir planlama, kaynak ve uzmanlık gerektiren, ülke bütünlüğünü ilgilendiren bir kamu hizmetidir. Anayasa'nın bu yapısı gereği, bu tür ulusal nitelikteki hizmetlerin, yerel ve parçalı birimler olan belediyeler yerine, ülke genelinde standart ve eşgüdüm içinde hareket edebilen 'merkezi idare' tarafından yürütülmesi esastır. 2) Yetki ve Sorumluluğun Merkezde Toplanması: Anayasa m.126, idarenin bütünlüğünü ve hiyerarşiyi öngörür. Ormanlar gibi ulusal bir servetin korunması sorumluluğu, bu nedenle en üst düzeyde merkezi idareye (Bakanlık ve bağlı kuruluşu OGM'ye) verilmiştir. Valilik ise, merkezi idarenin ildeki en üst temsilcisi olarak, bu hizmetin yereldeki yürütülmesinden ve koordinasyonundan sorumludur. Belediyeler ise, bu hiyerarşik yapı içinde, merkezi idarenin belirlediği politika ve koordinasyon çerçevesinde, daha çok kendi yerel hizmetleriyle (imar, şehir içi itfaiye vb.) görevli olan ve gerektiğinde merkeze destek olan birimlerdir. Dolayısıyla, yetkinin merkezde toplanması, Anayasa'nın üniter ve merkeziyetçi idari yapısının doğal bir sonucudur. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/orman-yanginlarinda-yetki-tartismasi-ve-vatan)