Yargıtay'ın 2024 tarihli kararında, infaz rejimine ilişkin kanunların 'derhal uygulanacağı' ilkesi benimsenmiştir. Bu ilkenin, Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan 'hukuk devleti' ilkesinin temel unsurlarından olan 'hukuki belirlilik' ve 'hukuki güvenlik' ile ilişkisini, metin yazarının eleştirileri doğrultusunda analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75749

Bu ilkenin bu şekilde uygulanması, 'hukuk devleti' ilkesinin temel unsurlarıyla ciddi bir çelişki yaratır. - Hukuki Belirlilik (Açıklık): Bu ilke, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare açısından herhangi bir tereddüde ve şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, net ve anlaşılır olmasını gerektirir. Aleyhe olan bir infaz kuralının ne zaman uygulanacağının (eylem tarihine göre mi, talep tarihine göre mi) belirsiz olması, bu ilkeyi zedeler. - Hukuki Güvenlik (Öngörülebilirlik): Bu ilke, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde istikrarlı olmasını ve hukuk kurallarını öngörülebilir kılmasını ifade eder. Metin yazarının da vurguladığı gibi, bir hükümlünün eylemini işlediği sırada tabi olduğu kuralların, sonradan aleyhine değiştirilmesi ve bu yeni kuralların geçmişe yürütülmesi, hukuki güvenliği temelden sarsar. Birey, hangi kurala göre hareket edeceğini bilemez hale gelir. Yargıtay'ın 'derhal uygulama' ilkesini, temel hakları aleyhe etkileyecek şekilde geniş yorumlaması, kanunları öngörülemez kılarak ve devletin eylemlerine olan güveni azaltarak, hukuk devleti ilkesinin bu iki temel unsurunu işlevsiz bırakma riski taşımaktadır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/firar-eden-hukumlunun-ozel-izin-yasagi-ve-uygulama-sorunlari)