Bir limited şirketin müdürü, şirkete ait defterleri, VUK'taki saklama süresi dolmadan, ancak kendi görev süresi bittikten sonra imha etmiştir. Bu eylem, VUK m.359/a-2 kapsamındaki 'gizleme' suçunu oluşturur mu, yoksa TCK'daki başka bir suç (örneğin güveni kötüye kullanma) mu söz konusu olur?
Bu eylem, hem VUK m.359/a-2 kapsamındaki 'gizleme' (veya özel bir şekli olan yok etme) suçunu, hem de TCK m.155'teki 'hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma' suçunu oluşturabilir. Bu durumda suçların içtimaı (fikri içtima) söz konusu olur. - VUK m.359/a-2 Açısından: Defter ve belgeleri yok etmek, 'gizleme'nin en ağır şeklidir. Saklama yükümlülüğü şirkete, yani tüzel kişiliğe aittir ve bu yükümlülük yasal süre boyunca devam eder. Müdürün görev süresinin bitmesi, defterlerin hukuki niteliğini veya saklama zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu defterleri yeni yönetime teslim etmek yerine imha etmesi, vergi denetimini imkansız kıldığı için VUK m.359'daki suçu oluşturur. - TCK m.155 Açısından: Müdür, görevi (hizmeti) gereği kendisine zilyetliği devredilmiş ve korumakla yükümlü olduğu şirket defterlerini, görevinin sona ermesinden sonra iade etmek yerine, kendisinin veya başkasının yararına olarak (örneğin geçmişteki usulsüzlükleri gizlemek için) imha ederek, 'hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma' suçunu da işlemiş olur. Bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluştuğu bu durumda, TCK m.44'teki fikri içtima kuralı gereği, en ağır cezayı gerektiren suçtan (genellikle VUK m.359'daki ceza daha ağırdır) ceza verilir.