Bir işçi, işveren tarafından haksız yere işten çıkarıldığı iddiasıyla dava açmıştır. Davada, işçinin kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı tartışmalıdır. Davacı, tanık olarak dinlenen iş arkadaşının 'davacının 1 yılı aşkın süredir çalıştığını duyduğunu' beyan etmesini delil olarak sunmuştur. Bu tanık beyanının ispat gücü nedir?
Bu tanık beyanının ispat gücü, tek başına, neredeyse yoktur. Bunun temel nedeni, beyanın 'doğrudan bilgi ve görgüye' değil, 'duyuma' dayanmasıdır. Tanık, davacının ne zaman işe başladığını bizzat görmemiş veya bu konuda doğrudan bir bilgiye sahip değildir; sadece davacıdan veya başkasından 'duyduğunu' ifade etmektedir. Hukuk usulünde, duyuma dayalı tanıklıkların delil değeri son derece zayıftır ve kural olarak hükme esas alınamaz. İşçinin hizmet süresinin (kıdeminin) ispatı, genellikle kesin delillerle yapılır. Mahkemenin bu konuda araştırması gereken asıl deliller şunlardır: - SGK hizmet dökümü ve işe giriş bildirgesi: Bunlar, hizmet süresinin başlangıcını gösteren en temel ve güçlü resmi belgelerdir. - İşyeri özlük dosyası: İşçinin iş sözleşmesi, işe başlama formları gibi belgeleri içerir. - Ücret bordroları: Düzenli olarak imzalanmış bordrolar da çalışma süresini gösterebilir. Tanık beyanı, ancak bu resmi belgelerde bir çelişki veya eksiklik olması durumunda, onları destekleyici veya açıklayıcı ikincil bir delil olarak anlam kazanabilir. Tek başına duyuma dayalı bir tanık beyanı, hizmet süresini ispata yetmez.