Bir iş davasında, davacı, fazla mesai yaptığını ispatlamak için sadece kendi tuttuğu günlük el yazısı notları delil olarak sunmuştur. Bu notların ispat gücü nedir ve mahkeme bu delili nasıl değerlendirmelidir?
Davacının kendi tuttuğu günlük el yazısı notlar, HMK anlamında bir 'belge' delilidir. Ancak bu belgeler, tek taraflı olarak ve davalının bilgisi veya onayı dışında oluşturulduğu için, 'kesin delil' niteliğinde değildir. Bu notların ispat gücü 'takdiri delil' seviyesindedir. Mahkemenin bu delili değerlendirirken şu hususlara dikkat etmesi gerekir: 1) Tutarlılık ve Ayrıntı: Notların düzenli tutulup tutulmadığı, tarihler, saatler ve yapılan işler gibi ayrıntıları içerip içermediği, kendi içinde çelişkili olup olmadığı incelenir. Düzenli ve ayrıntılı notlar, daha inandırıcı kabul edilebilir. 2) Yan Delillerle Desteklenme: Bu notlar, tek başına hükme esas alınamaz. Mutlaka başka delillerle (yan delillerle) desteklenmesi gerekir. Bu yan deliller; aynı dönemde çalışan ve notlardaki bilgileri doğrulayan tanık beyanları, işyeri giriş-çıkış kayıtları, işverenin e-postaları veya görevlendirme yazıları olabilir. 3) Karşı Delillerle Değerlendirme: Mahkeme, bu notları, davalının sunacağı karşı delillerle (örneğin, o tarihlerde işyerinde arıza olduğunu ve çalışma yapılmadığını gösteren bir tutanak) birlikte değerlendirmelidir. Sonuç olarak, davacının kendi tuttuğu notlar, davayı ispata tek başına yetmez, ancak tanık beyanları gibi diğer takdiri delilleri destekleyen ve somutlaştıran önemli bir 'yan delil' olarak değer taşıyabilir.