Yargılamanın yenilenmesi talebinin incelenmesinde, mahkemenin, CMK m.311/1-e'de belirtilen 'yeni delil veya olayın', sanığın 'daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkum edilmesini gerektirecek nitelikte' olup olmadığını nasıl değerlendireceğini bir örnekle açıklayınız.
Bu değerlendirme, yeni delilin, suçun vasfını sanık lehine değiştirip değiştirmediğine veya cezayı azaltan bir nedenin varlığını ortaya koyup koymadığına bakılarak yapılır. Örnek: Sanık, 'nitelikli hırsızlık' (TCK m.142 - konut dokunulmazlığını ihlal ederek) suçundan mahkum olmuştur. Hüküm kesinleştikten sonra, olayı gören ancak o zamana kadar ulaşılamayan bir tanık ortaya çıkmış ve hırsızlığın, evin bahçesinde, eve girilmeden yapıldığını beyan etmiştir. Bu tanık beyanı, bir 'yeni delil'dir. Bu yeni delil, sanığın beraatini gerektirmez, çünkü hırsızlık eylemi sabittir. Ancak, suçun vasfını değiştirir. Eylem, artık 'nitelikli hırsızlık' değil, cezası daha hafif olan 'basit hırsızlık' (TCK m.141) suçunu oluşturur. İşte bu durumda, yeni delil, sanığın 'daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkum edilmesini gerektirecek nitelikte'dir. Mahkeme, yargılamanın yenilenmesi talebini kabul ederek, önceki hükmü iptal eder ve sanığı bu kez basit hırsızlık suçundan, daha hafif bir cezayla yeniden mahkum eder. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/degisen-veya-yeni-tanik-beyaninin-yargilamanin-yenilenmesine-etkisi)