HMK m. 254'e göre tanığa, 'taraflarla akrabalığının veya başka bir yakınlığının bulunup bulunmadığı' sorulur. Bir davada, tanığın davalının kiracısı olduğu anlaşılmıştır. Bu durum, tanığın beyanının delil değerini nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75711

Tanığın davalının kiracısı olması, HMK m.254 anlamında 'başka bir yakınlık' olarak kabul edilir ve bu durumun beyanın delil değerini etkileme potansiyeli vardır. Etki, şu şekilde değerlendirilmelidir: - Potansiyel Menfaat Çatışması: Kiracı olan tanık, ev sahibi olan davalı ile olan ilişkisini bozmamak, kira sözleşmesini riske atmamak veya gelecekte bir iyilik beklemek gibi nedenlerle, davalı lehine gerçeğe aykırı beyanda bulunma eğiliminde olabilir. Bu, tanığın tarafsızlığı konusunda bir şüphe yaratır. - Hakimin Takdir Sorumluluğu: Hakim, bu durumu öğrendiğinde, tanık beyanını daha dikkatli ve eleştirel bir süzgeçten geçirmelidir. Bu, beyanın tamamen geçersiz sayılacağı anlamına gelmez. Hakim, tanığın anlattıklarının somut, tutarlı ve dosyadaki diğer delillerle (belge, diğer tanık beyanları vb.) uyumlu olup olmadığını incelemelidir. - Sonuç: Eğer tanığın beyanı, dosyadaki diğer objektif delillerle çelişiyorsa, hakim bu çelişkiyi, tanığın davalıyla olan kiracılık ilişkisinden kaynaklanan potansiyel tarafgirliği ile açıklayabilir ve beyana itibar etmeyebilir. Eğer beyan diğer delillerle destekleniyorsa, kiracı olması tek başına beyanı değersiz kılmaz. Sonuçta bu, hakimin delilleri serbestçe takdir yetkisi (HMK m.198) kapsamında değerlendireceği bir durumdur.