Aile konutu olarak kullanılan taşınmazın, eşlerden birinin evlilikten önce edindiği 'kişisel malı' olması, TMK m.194'teki korumanın uygulanmasına engel midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75698

Hayır, engel değildir. TMK m.194'te düzenlenen aile konutu koruması, konutun mülkiyetinin hangi mal rejimi grubuna (kişisel mal veya edinilmiş mal) girdiğinden tamamen bağımsızdır. Kanun, 'eşlerden biri...' diyerek, malik olan eşin mülkiyet hakkının kaynağına ilişkin bir ayrım yapmamıştır. Korumanın tek şartı, o taşınmazın fiilen 'aile konutu olarak özgülenmiş' ve 'kullanılıyor' olmasıdır. Dolayısıyla, eşlerden birinin evlenmeden önce satın aldığı, kendisine miras kalan veya karşılıksız kazandırma yoluyla edindiği ve dolayısıyla onun 'kişisel malı' (TMK m.220) sayılan bir taşınmaz, evlilik birliği içinde ortak yaşam alanı olarak kullanılmaya başlandığı andan itibaren 'aile konutu' statüsünü kazanır. Bu andan itibaren, malik olan eş, bu kişisel malı üzerinde tasarrufta bulunurken (satmak, ipotek etmek vb.), diğer eşin açık rızasını almak zorundadır. Bu durum, aile konutu kurumunun, mal rejimi hukukundan daha üstün ve özel bir koruma sağladığını göstermektedir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/aile-konutu-serhi/)