Bir hakimin, baktığı davadaki sanık ile aynı avukata sahip olması, CMK açısından bir 'ret' veya 'yasaklılık' sebebi oluşturur mu?
Bu durum, CMK'da açıkça bir ret veya yasaklılık sebebi olarak sayılmamıştır. CMK m.22'deki yasaklılık halleri (taraf olmak, kan hısımlığı vb.) arasında bu durum yoktur. CMK m.24'teki 'tarafsızlığı şüpheye düşürecek diğer sebepler' ise daha çok hakimin taraflarla olan doğrudan ilişkisine odaklanır. Ancak bu durum, 'tarafsız görünüm' ilkesi açısından ciddi bir sorun yaratır. Dışarıdan bakan makul bir gözlemci, bir hakimin, kendi avukatının savunduğu bir sanığı yargılarken, avukatıyla olan güven ve menfaat ilişkisi nedeniyle objektif olamayacağı yönünde meşru bir şüphe duyabilir. Hakim, avukatının başarılı olmasını isteyebilir veya avukatıyla olan ilişkisini bozmamak adına sanık lehine bir eğilim gösterebilir. Bu durum, 'silahların eşitliği' ilkesini de iddia makamı aleyhine bozabilir. Dolayısıyla, bu durum açıkça yasaklanmamış olsa da, CMK m.24 kapsamında 'tarafsızlığı şüpheye düşürecek ciddi bir sebep' olarak kabul edilmeli ve bu gerekçeyle yapılan bir reddi hakim talebinin kabul edilmesi veya hakimin kendisinin davadan çekinmesi (CMK m.30) adil yargılanma hakkının bir gereğidir.