Metinlerde, 'infazda kazanılmış hak olmaz' ve 'infaz rejimine ilişkin hükümler derhal uygulanır' ilkeleri, Yargıtay tarafından firar eden hükümlünün özel izin yasağına dayanak yapılmıştır. Bu ilkelerin, TCK m.7/2'de düzenlenen genel 'lehe kanun uygulanır' ilkesi karşısındaki konumunu, normlar hiyerarşisi açısından tartışınız.
Bu konu, ceza hukukunda normların zaman bakımından uygulanması alanındaki en karmaşık tartışmalardan biridir. - TCK m.7/2, 'Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur' diyerek genel kuralı belirler. Bu, temel bir ceza hukuku ilkesidir. - TCK m.7/3 ise, '...infaz rejimine ilişkin hükümler derhal uygulanır' diyerek bir istisna getirir. Yargıtay'ın yaklaşımı, bu istisnayı geniş yorumlayarak, özel izin yasağı gibi kuralları da bu kapsama dahil etmektir. Normlar hiyerarşisi açısından tartışma şuradadır: TCK m.7/2'deki lehe kanun ilkesi, sadece bir kanun maddesi değil, aynı zamanda Anayasa'nın 38. maddesindeki 'kanunilik' ilkesinin ve 'hukuk devleti' ilkesinin bir gereğidir. Yani Anayasal bir temeli vardır. TCK m.7/3'teki 'derhal uygulama' kuralı ise, daha çok usuli nitelikteki düzenlemeler için öngörülmüş bir alt kuraldır. Bir kanun hükmünün (TCK m.7/3), temel bir Anayasal ilkeyi (kanunilik, öngörülebilirlik, lehe kanun) ortadan kaldıracak veya anlamsız kılacak şekilde yorumlanması, normlar hiyerarşisine aykırıdır. Bu nedenle, metin yazarının da savunduğu eleştirel görüşe göre, TCK m.7/3, temel hakları aleyhe etkileyen maddi nitelikteki infaz kurallarını kapsayamaz ve bu tür durumlarda Anayasal temeli olan TCK m.7/2'deki genel kuralın (lehe kanun ilkesinin) uygulanması gerekir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/firar-eden-hukumlunun-ozel-izin-yasagi-ve-uygulama-sorunlari)