Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2018/1093 K. sayılı kararında, davacının işe başlama başvurusunda bulunduğunu ispat için sunduğu ve akrabalarının imzaladığı tutanağın geçerli sayılması, 'delil takdiri' açısından hakime ne gibi bir sorumluluk yüklemektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75682

Bu kararın, bu tür bir delili geçerli sayması, hakime 'delil takdiri' konusunda daha hassas ve dikkatli olma sorumluluğu yüklemektedir. Bu sorumluluklar şunlardır: 1) Objektifliği Sağlama Sorumluluğu: Hakim, tanıkların davacıyla olan yakın akrabalık ilişkisini göz ardı edemez. Bu durumu, beyanların güvenilirliğini değerlendirirken önemli bir faktör olarak dikkate almalı ve gerekçeli kararında bu hususu tartışmalıdır. 2) Çelişkileri Giderme Sorumluluğu: Hakim, akraba olan tanıkların beyanları ile davalının sunduğu deliller veya dosyadaki diğer kanıtlar arasında bir çelişki olup olmadığını titizlikle incelemelidir. Varsa, bu çelişkiyi gidermek için ek sorular sormalı veya başka deliller toplamalıdır. 3) Bütüncül Değerlendirme Sorumluluğu: Hakim, kararını sadece akraba tanıkların beyanına dayandırmamalıdır. HGK kararında da olduğu gibi, bu beyanları dosyadaki diğer verilerle (somut olayda, davacının o gün işyerinden izinli olduğunu gösteren giriş-çıkış raporu gibi) birlikte, bir bütün olarak değerlendirmelidir. Akraba tanıkların beyanı, diğer yan delillerle desteklendiğinde daha güçlü hale gelir. Kısacası, bu karar hakime 'akraba tanığı dinleme' serbestisi tanırken, aynı zamanda bu beyanı 'sorgulama ve diğer delillerle teyit etme' yükümlülüğü de getirmektedir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-254-tanigin-kimliginin-tespiti.html)