Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 26.04.2024 tarihli kararında, firar eden hükümlüye ilişkin aleyhe kanunun derhal uygulanacağı belirtilmiştir. Bu kararın, hükümlünün 'hukuki güvenlik' ve 'meşru beklenti' ilkeleri açısından yarattığı sorunu analiz ediniz.
Bu karar, hükümlünün 'hukuki güvenlik' ve 'meşru beklenti' ilkelerini ciddi şekilde zedelemektedir. - Hukuki Güvenlik İlkesi: Hukuk devletinin temel taşı olan bu ilke, bireylerin devletin işlemlerine güvenebilmesini, yürürlükteki hukuk kurallarına göre hayatlarını planlayabilmesini ve devletin sonradan yapacağı aleyhe düzenlemelerle bu planların bozulmayacağı inancını taşımasını gerektirir. Fail, eylemini işlediği anda yürürlükte olan kanuna göre hareket eder. Sonradan çıkarılan ve aleyhe olan bir kanunun geçmişe yürütülmesi, bu güveni temelden sarsar ve hukuku öngörülemez hale getirir. - Meşru Beklenti İlkesi: Bu ilke, bireylerin mevcut hukuki duruma göre edindikleri ve devam edeceğine makul olarak inandıkları beklentilerin korunması gerektiğini ifade eder. 2020 değişikliğinden önce firar eden bir hükümlünün, o tarihteki kanuna göre gelecekte özel izin hakkından yararlanabileceği yönünde 'meşru bir beklentisi' vardır. Yargıtay'ın kararı, bu meşru beklentiyi yok saymakta ve hükümlüyü, eylemini işlerken öngörmediği bir hak kaybıyla karşı karşıya bırakmaktadır. Bu durum, devletin kendi vatandaşlarına karşı öngörülebilir ve tutarlı davranma yükümlülüğünü ihlal eder. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/firar-eden-hukumlunun-ozel-izin-yasagi-ve-uygulama-sorunlari)