Yargılamanın yenilenmesi başvurusunun hükümlü lehine yapılması halinde, yenilenen yargılama sonucunda verilecek cezanın ilk cezadan daha ağır olamayacağı (CMK m.323/2) kuralının (reformatio in peius yasağı) ardındaki mantık nedir?
Bu kuralın (aleyhe bozma veya aleyhe değiştirme yasağı) ardındaki temel mantık, 'kanun yoluna başvuranın durumunun kötüleştirilememesi' ilkesidir. Bu ilke, bireylerin hak arama özgürlüğünü güvence altına almayı amaçlar. Eğer hükümlü, hakkında verilen kararın hatalı olduğunu düşünerek bir kanun yoluna başvurduğunda, durumunun daha da kötüleşmesi riskiyle karşı karşıya kalırsa, bu hak arama yoluna başvurmaktan çekinebilir. Bu da, adli hataların düzeltilmesini engeller ve adalete erişimi kısıtlar. Yargılamanın yenilenmesi de olağanüstü bir hak arama yoludur. CMK m.323/2, sadece hükümlünün lehine yapılan bir başvuruda bu yasağı öngörmüştür. Hükümlü, 'belki aklanırım veya daha az ceza alırım' umuduyla bu yola başvurduğunda, 'daha ağır bir cezayla karşılaşma' riski taşımamalıdır. Bu güvence, hükümlünün, adli bir hatanın düzeltilmesi için bu istisnai yolu kullanmaktan korkmamasını sağlar. Eğer savcı veya katılan aleyhe başvuru yaparsa bu yasak geçerli değildir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/degisen-veya-yeni-tanik-beyaninin-yargilamanin-yenilenmesine-etkisi)