Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2014/34149 E. sayılı kararında, davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığına dair iddiasının, sadece 'aynı şekilde davalı aleyhine dava açan' diğer işçilerin tanıklığına dayandırılması neden yetersiz bulunmuştur?
Bu durumun yetersiz bulunmasının temel nedeni, tanıkların beyanlarının 'güvenilirliği' ve 'objektifliği' konusundaki ciddi şüphedir. Yargıtay, istikrarlı içtihatlarında, davalı işveren aleyhine benzer taleplerle dava açmış olan kişilerin tanıklığına 'menfaat birliği' veya 'husumet' karinesiyle yaklaşır. Bu tanıkların, davacının davasını kazanmasından, kendi davaları için olumlu bir emsal yaratma yönünde dolaylı bir çıkarları olabileceği veya işverene karşı ortak bir husumet duygusuyla hareket edebilecekleri varsayılır. Bu durum, HMK m.254'teki 'tanıklığına duyulacak güveni etkileyebilecek bir durum' kapsamına girer. Yargıtay'a göre, bu tür tanıklıklar tek başına bir iddiayı (genel tatil çalışması gibi) ispatlamak için yeterli değildir. Bu beyanların, mutlaka işyeri kayıtları, puantaj cetvelleri, işverenin kendi tanıklarının beyanları veya husumetli olmayan başka tanıkların beyanları gibi 'yan delillerle' desteklenmesi gerekir. Kararda, bu tür yan deliller bulunmadığı için, sadece husumetli tanıkların beyanlarına dayalı olarak alacağa hükmedilmesi hatalı bulunmuştur. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-254-tanigin-kimliginin-tespiti.html)