Bir ceza davasında sanık, olay sırasında uyuşturucu maddenin etkisi altında olduğunu ve bu nedenle ne yaptığını bilmediğini savunmuştur. Mahkemenin, bu savunma karşısında 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesini uygulayabilmesi için hangi kurumdan, ne tür bir rapor alması gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75647

Mahkemenin, bu savunma karşısında 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesini uygulayabilmesi, yani sanığın cezai ehliyeti konusunda bir sonuca varabilmesi için, Adli Tıp Kurumu'nun ilgili ihtisas dairesinden (genellikle 4. İhtisas Kurulu veya Gözlem İhtisas Dairesi) bir rapor alması gerekir. Mahkeme, sanığı Adli Tıp Kurumu'na sevk ederek şu soruların cevaplanmasını istemelidir: 1) Sanığın, suçu işlediği iddia edilen tarihte, uyuşturucu madde kullanımına bağlı bir akıl hastalığı veya zayıflığı bulunup bulunmadığı. 2) Eğer böyle bir durum varsa, bu durumun, sanığın 'işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama' veya 'bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme' yeteneğini (TCK m.32) ne ölçüde etkilediği (tamamen mi kaldırdığı, önemli derecede mi azalttığı). 3) Sanığın bu durumu kendi iradesiyle mi yarattığı (TCK m.34 - geçici nedenler, alkol veya uyuşturucu madde etkisinde suç işleme). Adli Tıp Kurumu'ndan gelen rapor, sanığın cezai ehliyetinin tam olmadığı yönünde bir şüpheye işaret eder veya bu konuda kesin bir sonuca varamazsa, mahkeme 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereği, sanık lehine olan durumu (cezai ehliyetin tam olmadığı) kabul ederek TCK m.32 veya m.34'e göre ceza verilmesine yer olmadığına veya cezada indirim yapılmasına karar vermelidir.