İşveren, ekonomik kriz nedeniyle küçülme kararı almış ve bu nedenle bazı işçilerin iş akdini feshetmiştir. İşten çıkarılan bir işçi, kendisiyle aynı işi yapan diğer işçiler çıkarılmazken kendisinin çıkarılmasının 'eşit davranma borcuna aykırılık' olduğunu iddia etmektedir. Bu iddia karşısında işverenin savunması ne olmalıdır?
Bu iddia karşısında işverenin savunması, işçi seçiminin keyfi olmadığı, 'objektif ve makul kriterlere' dayandığı yönünde olmalıdır. İşveren, ekonomik nedenlerle işçi çıkarma hakkına sahip olsa da, kimlerin çıkarılacağını belirlerken eşit davranma borcu altındadır. İşverenin sunması gereken savunma ve deliller şunlar olabilir: 1) Performans Kriteri: İşten çıkarılan işçinin, performans değerlendirme sonuçlarının, işte kalan diğer işçilere göre daha düşük olduğunu somut verilerle (performans raporları, hedeflere ulaşma oranları, uyarılar vb.) ispatlayabilir. 2) Kıdem Kriteri ('Son Giren İlk Çıkar' İlkesi): İşyerinde 'son giren ilk çıkar' (LIFO) prensibinin benimsendiğini ve çıkarılan işçinin, aynı pozisyondaki diğer çalışanlara göre kıdeminin daha az olduğunu kanıtlayabilir. 3) Sosyal Kriterler: İşveren, Medeni Kanun m.2'deki dürüstlük kuralı gereği, işçi seçiminde sosyal durumu da dikkate aldığını, örneğin işten çıkarılan işçinin bekâr ve çocuksuz olduğunu, işte kalanların ise aile geçindiren ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler bulunduğunu ileri sürebilir. İşveren, bu tür objektif kriterlere dayandığını ispatlayamazsa, feshin keyfi ve ayrımcı olduğu sonucuna varılabilir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/kotuniyet-tazminati-nedir-hesaplama/)