Bedelsiz senedi kullanma suçundan (TCK m.156) açılan bir davada, sanık, senedin bedelini nakit olarak ödediğini ancak makbuz almadığını iddia etmektedir. Bu savunma, tanık beyanlarıyla desteklense bile, mahkumiyeti engellemek için yeterli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75641

Hayır, yeterli değildir. Bu durum, TCK m.156 suçunun ispatında hukuk usulü kurallarının uygulanmasının en tipik örneklerinden biridir. Hukuk Muhakemesi Kanunu m.200 ve 201'e göre, belirli bir miktarın üzerindeki hukuki işlemler ve bir senede (yazılı delile) karşı ileri sürülen iddialar, kural olarak tanıkla ispat edilemez. Bu iddiaların yine yazılı bir delille (karşı senet, makbuz, ibraname vb.) ispatlanması gerekir. Sanığın, borcu nakden ödediği iddiası, yazılı bir belge olan senede karşı ileri sürülmüş bir iddiadır. Bu nedenle, sanığın bu iddiasını, tanık beyanlarıyla değil, ödemeyi gösteren yazılı bir delille ispatlaması gerekir. Tanık beyanları, ancak HMK m.202'de sayılan 'delil başlangıcı' (örneğin alacaklının el yazısıyla yazılmış bir not) gibi başka bir yazılı kanıtın varlığı halinde dikkate alınabilir. Tek başına tanık beyanları, senedin ödendiğini ispata yetmeyeceği için, sanığın mahkumiyetini engellemez. (Bkz: Yargıtay 15. CD, 2017/32925 E. 2020/12983 K.)