Yargılamanın yenilenmesi başvurusunun, CMK m.316 uyarınca 'delil yetersizliği dışında bir nedenle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar' bulunması halinde de kabul edilebileceği belirtilmektedir. 'Delil yetersizliği' ile 'delil yetersizliği dışındaki bir neden' arasındaki farkı, yalan tanıklık suçu üzerinden örnekleyerek açıklayınız.
Bu iki KYOK (Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar) türü arasındaki fark, kararın esasa ilişkin olup olmamasında yatar. 1) Delil Yetersizliği Nedeniyle KYOK (CMK m.172/1): Bu karar, savcının yalan tanıklık suçuyla ilgili soruşturma yaptığı, ancak tanığın yalan söylediğine dair 'yeterli şüphe' oluşturacak delil bulamadığı anlamına gelir. Bu, bir nevi esasa ilişkin, aklayıcı bir karardır. Bu tür bir KYOK, yargılamanın yenilenmesi için CMK m.316'daki şartı sağlamaz. Çünkü tanığın yalan söylediği ispatlanamamıştır. 2) Delil Yetersizliği Dışındaki Bir Nedenle KYOK: Bu karar, savcının suçun esasına hiç giremediği veya girmesine hukuken engel olan bir durumun varlığı nedeniyle verdiği karardır. Örnekler: - Şikayet Yokluğu: Yalan tanıklık şikayete tabi olmamakla birlikte, şikayete tabi bir suç olsaydı ve mağdur şikayet etmeseydi, bu nedenle KYOK verilirdi. - Zamanaşımı: Savcı, tanığın yalan söylediğine dair delil bulsa bile, suçun zamanaşımı süresi dolmuşsa, bu nedenle KYOK verir. - Failin Ölümü: Tanık, hakkında soruşturma devam ederken vefat etmişse, bu nedenle KYOK verilir. İşte bu gibi, suçun esasına girilmesini engelleyen usuli nedenlerle verilen bir KYOK kararı, yargılamanın yenilenmesi talebinin incelenmesine olanak tanır. Çünkü bu kararlar, tanığın yalan söylemediği anlamına gelmez. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/degisen-veya-yeni-tanik-beyaninin-yargilamanin-yenilenmesine-etkisi)