Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 30.04.2021 tarihli kararında, firar eden hükümlünün özel izin yasağının 'ömür boyu' sürmeyeceği ve ilgili infaz süreciyle sınırlı olduğu kabul edilmiştir. Bu kararın 'hakkaniyet' ve 'ölçülülük' ilkeleriyle bağlantısını kurunuz.
Bu kararın temelinde, 'hakkaniyet' ve 'ölçülülük' ilkeleri yatmaktadır. 1) Hakkaniyet: Yargıtay'ın gerekçesinde de belirtildiği gibi, daha ağır sonuçları olan suçların bile belirli süreler geçtikten sonra tekerrüre esas alınamadığı ve adli sicil kayıtlarının silindiği bir hukuk sisteminde, daha hafif bir disiplin tedbirinin sonucunun 'ömür boyu' devam etmesi, genel adalet ve hakkaniyet duygusuna aykırıdır. Hukuk, kişiye geçmişteki bir hatası nedeniyle hayat boyu sürecek bir kısıtlama getirmekten kaçınmalıdır. 2) Ölçülülük: Bir yaptırımın, işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olması gerekir. Firar, ciddi bir disiplin ihlalidir ve bunun karşılığında hükümlü zaten hücreye koyma gibi bir disiplin cezası almakta, kapalı kuruma gönderilmekte ve belirli bir süre haklarından mahrum kalmaktadır. Bu yaptırımlara ek olarak, infazı bitip yıllar sonra başka bir suçtan dolayı cezaevine girdiğinde bile özel izin hakkından mahrum bırakılması, firar eylemiyle orantısız ve ölçüsüz bir yaptırım olur. Yargıtay, yasağın sadece ilgili infaz süreciyle sınırlı olduğunu kabul ederek, yaptırımı işlenen fiille daha orantılı bir hale getirmiş ve hakkaniyete uygun bir çözüm bulmuştur. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/firar-eden-hukumlunun-ozel-izin-yasagi-ve-uygulama-sorunlari)