'Şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin, CMK m.160 uyarınca soruşturmanın 'gizliliği' ilkesiyle bir çatışma potansiyeli var mıdır? Savcının, şüphelinin lehine olan bir delili, soruşturmanın gizliliğini gerekçe göstererek şüpheli veya müdafiinden gizlemesi hukuka uygun mudur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75628

Bu iki ilke arasında bir çatışma potansiyeli vardır, ancak hukuk devleti ilkesi gereği 'savunma hakkı' ve 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi daha üstün kabul edilmelidir. Savcının, şüphelinin lehine olan bir delili, soruşturmanın gizliliğini gerekçe göstererek şüpheli veya müdafiinden gizlemesi hukuka uygun değildir. Bunun nedenleri şunlardır: 1) CMK m.160/2'nin Açık Hükmü: Bu madde, savcının sadece lehe delilleri toplamasını değil, aynı zamanda 'şüphelinin haklarını korumakla yükümlü' olduğunu da belirtir. Lehe delili gizlemek, bu yükümlülüğün açık ihlalidir. 2) Savunma Hakkının İhlali (CMK m.147, AİHS m.6): Şüphelinin, lehine olan delillerden haberdar olması ve bunları kendi savunmasında kullanması, en temel savunma haklarındandır. Savcının bu delili gizlemesi, silahların eşitliği ilkesini bozar ve şüphelinin kendini etkin bir şekilde savunmasını engeller. 3) Soruşturmanın Amacı: Soruşturmanın amacı, ne pahasına olursa olsun dava açmak değil, maddi gerçeğe ulaşmaktır. Lehe olan bir delil, maddi gerçeğin bir parçasıdır. Soruşturmanın gizliliği ilkesinin amacı, delillerin karartılmasını önlemek ve masumiyet karinesini korumaktır; savunma hakkını ortadan kaldırmak değildir. CMK m.153'teki dosya inceleme yasağı bile, avukatın dosyadan belge örneği almasını engelleyebilir ama lehe delilin varlığının tamamen gizlenmesini meşru kılmaz. Bu tür bir gizleme, savcının görevi kötüye kullanması suçunu dahi oluşturabilir.