Kötüniyet tazminatına ilişkin bir davada, işveren feshin 'maddi imkansızlıklar' nedeniyle yapıldığını savunmuştur. Bu savunma, kötüniyet iddiasını bertaraf etmek için tek başına yeterli midir? Mahkemenin bu durumda neyi araştırması gerekir?
Hayır, bu savunma tek başına yeterli değildir. İşverenin 'maddi imkansızlıklar' veya 'ekonomik zorluklar' gibi işletmesel nedenlere dayanması, feshi haklı kılabilir, ancak kötüniyet iddiasını otomatik olarak bertaraf etmez. İşçinin iddiası, bu işletmesel nedenlerin aslında bir 'bahane' olduğu ve feshin gerçek nedeninin başka bir kötüniyetli sebep (örneğin sendikalaşma, şikayet vb.) olduğu yönündeyse, mahkemenin bu iki iddiayı birbiriyle yarıştırması gerekir. Mahkemenin araştırması gereken hususlar şunlardır: 1) İşverenin Savunmasının Gerçekliği: İşverenden, iddia ettiği maddi imkansızlıkları kanıtlayan ticari defterler, bilanço tabloları, banka kayıtları gibi somut deliller sunması istenmelidir. 2) Nedensellik Bağı: İşçinin ileri sürdüğü kötüniyet sebebi (örneğin işvereni şikayet ettiği tarih) ile fesih tarihi arasında yakın bir zaman ilişkisi olup olmadığına bakılır. Bu tür bir zamanlama, feshin gerçek nedeninin şikayet olabileceğine dair güçlü bir karine oluşturur. 3) Eşit İşlem İlkesi: İşveren, eğer sadece bu işçiyi çıkarmışsa, neden diğer işçileri değil de onu seçtiğini objektif kriterlerle açıklamak zorundadır. Mahkeme, tüm bu delilleri birlikte değerlendirerek, feshin altında yatan 'asıl niyeti' tespit etmeye çalışır. (Bkz: Yargıtay 22. HD, 2012/29053 E. 2013/27095 K.)