Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2019/550 K. sayılı kararında, sanığın defter ve belgeleri süresinden sonra da olsa ibraz etmiş olması, mahkeme tarafından neden 'suç kastının belirlenmesi' açısından araştırılması gereken bir husus olarak görülmüştür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75604

Bu durumun araştırılması gereken bir husus olarak görülmesinin nedeni, 'suç kastı'nın, suçun manevi unsurunun temelini oluşturmasıdır. Defter gizleme suçu, genel kastla işlenen bir suçtur. Sanığın, defter ve belgeleri ibraz etmeyerek vergi incelemesini engelleme iradesiyle hareket etmesi gerekir. Sanığın, her ne kadar süresi geçtikten sonra da olsa, defter ve belgeleri kendiliğinden ibraz etmesi, onun en başından beri gizleme veya incelemeyi engelleme yönünde kesin bir kastının olmayabileceğine, gecikmenin mazerete (kararda iddia edildiği gibi muhasebecinin hastalığı) dayanabileceğine dair bir emare olarak değerlendirilebilir. Bu durum, kastın yoğunluğunu azaltabilir veya hatta kastın varlığı konusunda şüphe yaratabilir. Yargıtay, mahkemenin sadece süresinde ibraz edilmediği olgusuna bakarak otomatik olarak kastın varlığını kabul etmemesi, sanığın sonradan sergilediği bu olumlu davranışı ve ileri sürdüğü mazereti de araştırarak, 'suç kastının' tam olarak var olup olmadığını kuşkudan uzak bir şekilde tespit etmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu, ceza sorumluluğunun bireyselleştirilmesi ilkesinin bir gereğidir.