HMK m. 254'e göre tanığın taraflarla 'başka bir yakınlığının bulunup bulunmadığı' sorulur. Bir tanığın, davacı ile aynı köyden veya hemşehri olması, bu 'başka bir yakınlık' kapsamında değerlendirilip beyanının delil değerini etkiler mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75601

Tek başına aynı köyden veya hemşehri olmak, HMK m.254 anlamında tanık beyanını geçersiz kılacak veya delil değerini otomatik olarak düşürecek bir 'yakınlık' olarak kabul edilmez. Kanundaki 'yakınlık' ifadesi, daha çok tanığın tarafsızlığını etkileyebilecek düzeyde bir ilişkiyi (örneğin yakın arkadaşlık, iş ortaklığı, borç ilişkisi, aralarında husumet olan bir aileden olma gibi) ifade eder. Ancak, bu durum hakimin delilleri serbestçe takdir etme yetkisi (HMK m.198) kapsamında dikkate alınabilir. Özellikle küçük yerleşim yerlerinde, tanıkların birbiriyle tanışıyor veya hemşehri olması doğaldır. Hakim, bu durumu göz önünde bulundurmakla birlikte, asıl olarak tanığın beyanının tutarlılığını, dosyadaki diğer delillerle uyumunu ve olay hakkındaki bilgisinin doğrudan görgüye dayanıp dayanmadığını değerlendirir. Eğer tanığın beyanı somut, tutarlı ve inandırıcı ise, sadece hemşehri olması nedeniyle beyanına itibar edilmemesi doğru olmaz. Ancak, bu durumun taraflardan birini kayırmaya yönelik bir eğilim yaratıp yaratmadığı, hakimin takdir edeceği bir husustur.