Anayasa m.169, ormanların korunması sorumluluğunu 'Devlete' vermektedir. Bu sorumluluk, sadece merkezi idareyi mi kapsar, yoksa yerel yönetimlerin (belediyeler) de bu sorumluluğa bir katkısı olması beklenir mi? Metindeki 'üniter yapı' vurgusu bu soruya nasıl bir cevap sunmaktadır?
Anayasa'nın 'Devlet' ifadesi, en geniş anlamıyla kamusal gücü kullanan tüm organları kapsar. Ormanların korunmasında asli ve nihai sorumluluk merkezi idarede (Bakanlık, OGM) olmakla birlikte, bu, yerel yönetimlerin bu konuda hiçbir sorumluluğu olmadığı anlamına gelmez. Metindeki 'üniter yapı' vurgusu, bu soruya önemli bir cevap sunmaktadır. Yazar, 'esasen üniter yapıda olan Türkiye Cumhuriyeti’nde birlik ve beraberlik içinde kamu hizmetlerini vatandaşa... sunması gereken idari teşkilatta sorunlar yaşanabildiği'ni belirterek, merkezi idare ile yerel yönetimlerin birbiriyle çatışmak yerine, kamu hizmetlerinin sunumunda işbirliği yapması gerektiğini vurgular. Bu bağlamda, belediyeler kendi yetki alanlarındaki görevlerini (örneğin imar planlarında orman alanlarını korumak, kendi sınırlarındaki yangın risklerini azaltmak) yerine getirerek ve Orman Kanunu m.69/3 uyarınca mülki amirin koordinasyonunda orman idaresine destek olarak, Devletin bu anayasal sorumluluğuna katkıda bulunmakla yükümlüdür. Sorumluluk hiyerarşik olarak merkezi idarede olsa da, görevin ifası tüm kamu kurumlarının işbirliğini gerektirir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/orman-yanginlarinda-yetki-tartismasi-ve-vatan)