VUK m.359/a-2 kapsamındaki defter gizleme suçu ile ilgili bir davada sanık, defter ve belgelerin işyerinde çıkan bir sel baskınında kaybolduğunu iddia etmiştir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2018/2396 K. sayılı kararında, mahkemenin bu savunma karşısında nasıl bir araştırma yapması gerektiği belirtilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75588

Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin anılan kararında, mahkemenin sanığın bu savunması karşısında re'sen araştırma yapması gerektiği belirtilmiştir. Sanığın sel baskını iddiası, VUK m.13'te sayılan 'mücbir sebeplerden' biri olan 'yangın, yer sarsıntısı ve su basması gibi afetler' kapsamına girebilecek ciddi bir savunmadır. Mahkemenin yapması gerekenler şunlardır: 1) Resmi Kurumlardan Bilgi İsteme: Dosyadaki örnekte olduğu gibi, mahkeme ilgili belediyenin 'Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü' gibi birimlerinden, sanığın işyerinin bulunduğu adreste belirtilen tarihlerde bir sel baskını olup olmadığına, bu konuda bir kayıt veya tutanak tutulup tutulmadığına ilişkin resmi yazı ile bilgi istemelidir. 2) Delillerin Bütüncül Değerlendirilmesi: Gelen resmi cevabı, sanığın savunması ve dosyadaki diğer delillerle (varsa tanık beyanları, meteoroloji raporları vb.) birlikte değerlendirmelidir. Kararda, mahkemenin bu araştırmayı yapmadan, sadece sanığın soyut iddiasına veya yetersiz bir gerekçeye dayanarak beraat veya mahkumiyet kararı vermesinin 'eksik araştırma' olacağı ve bozma nedeni sayılacağı vurgulanmıştır. Sanığın mücbir sebep iddiasını ispat yükü kendisine ait olsa da, mahkemenin de maddi gerçeği araştırma yükümlülüğü bulunmaktadır.