Orman Kanunu m.69/3, orman yangınlarında koordinasyon yetkisini mahallin en büyük mülki amirine vermektedir. Bir büyükşehir belediye başkanının, bu koordinasyonun dışında, doğrudan kendi inisiyatifiyle bir kriz masası oluşturarak yangın söndürme faaliyetlerini yönetmeye çalışması, idare hukuku açısından nasıl bir sorun yaratır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #75583

Bu durum, idare hukukunun temel ilkelerinden olan 'yetki' ve 'hiyerarşi' ilkelerinin ihlali anlamına gelir ve bir 'yetki çatışması' veya 'yetki tecavüzü' sorunu yaratır. 1) Yetki İlkesinin İhlali: Orman yangınlarıyla mücadelede asli görev ve yetki Orman Kanunu ile merkezi idareye (Orman Genel Müdürlüğü) verilmiştir. Belediyelerin bu konuda asli bir görevi ve yetkisi yoktur. 2) Hiyerarşi İlkesinin İhlali: Orman Kanunu m.69/3, yangın sırasındaki koordinasyon yetkisini açıkça ve özel olarak 'mahallin en büyük mülki amirine' (valiye) vermiştir. Vali, devletin ildeki en üst hiyerarşik amiridir ve tüm kamu kurum ve kuruluşları (belediyeler dahil) bu koordinasyona tabidir. Belediye başkanının, bu yasal hiyerarşiyi ve valinin koordinasyon yetkisini yok sayarak ayrı bir komuta merkezi kurması, idari yapıda kargaşaya, kaynakların verimsiz kullanılmasına ve müdahalede etkinliğin azalmasına neden olur. Bu eylem, kanunun kendisine vermediği bir yetkiyi kullanma anlamına gelir ve idari açıdan hukuka aykırıdır. Belediyenin yapması gereken, valinin koordinasyonu altında, kendi imkan ve kabiliyetleri (itfaiye, iş makinesi vb.) ölçüsünde söndürme çalışmalarına destek vermektir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/orman-yanginlarinda-yetki-tartismasi-ve-vatan)