Bir davanın tarafı olan gerçek kişinin, dava açıldıktan sonra vefat etmesi halinde, davanın hukuki akıbeti ne olur? Mirasçıların davaya devam edebilmesi için hangi usuli işlemlerin yapılması gerekir?
Davanın tarafı olan gerçek kişinin vefat etmesi, onun taraf ehliyetini (HMK m.50) sona erdirir. Ancak bu durum, davanın konusuz kalması veya reddedilmesi anlamına gelmez. Vefat eden tarafın hak ve borçları, külli halefiyet ilkesi gereği mirasçılarına geçer. Bu durumda, mirasçılar davaya devam edebilirler. İzlenmesi gereken usuli işlemler şunlardır: 1) Yargılamanın Durması: Mahkeme, tarafın vefatını öğrendiğinde, mirasçıların davayı takibi için gerekli işlemleri yapmasına kadar yargılamayı durdurur. Buna 'mirasçılarının belli olmasına kadar yargılamanın ertelenmesi' denir. 2) Mirasçılık Belgesinin Alınması: Vefat eden tarafın mirasçılarının, sulh hukuk mahkemesinden veya noterden bir 'mirasçılık belgesi' (veraset ilamı) alarak, yasal mirasçı olduklarını ve miras paylarını belgelemeleri gerekir. 3) Davaya Devam: Mirasçılar, bu belgeyi mahkemeye sunarak, davaya vefat eden kişinin halefi olarak devam etmek istediklerini bildirirler. Tüm mirasçıların davaya birlikte devam etmesi (zorunlu dava arkadaşlığı) veya içlerinden birine yetki vermeleri ya da bir avukata vekalet vermeleri gerekir. Bu işlemler tamamlandıktan sonra, mahkeme yargılamaya kaldığı yerden devam eder. Bu işlemler yapılmadan, ölen kişi adına yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması, taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle bozma sebebidir.